| Villa | Grup için | Odalarımız | Reservasyon | Fotoğraflar | Uçhisar | Kapadokya | Ulaşım |
|---|

Nevşehir, Niğde Kayseri üçgeni içindeki bölgede, yanar dağlardan çıkan lavların oluşturduğu
tüf kayalar milyonlarca yıl rüzgarın etkisiyle şiirimsi doğa harikasını meydana
getirmiş, bu kayaların içleri insanlarca oyularak daha ilginç bir görüntüye
sahip olmuşlardır. Bugün bunlar Ihlara, Göreme, Zelve, Uçhisar ve Soğanlı Vadisi'nde
toplu olarak görülmektedir.
Bölge Eski Tunç, Hitit, Frig, Lydia devirlerini yaşamış , bundan sonra Perslerin eline geçmiştir. Pers döneminde Katpatuka' denilen bölge İskender döneminde Kapadokya adını almış, Romalılar, Kapadokya'yı Roma'nın bir eyaleti halline getirmişlerdir.
Bizans dönemlerde Bizanslarla Araplar arasında savaş sürüp gitmiştir. İşte bu sırada buradaki Hıristiyanlar Arap akınlarından korunmak için yumuşak kayaları oyarak yer altı şehirlerini yaratmışlar ve orada saklanmışlardır.
Bundan
sonra bölgeye gelen seyyahlar Kapadokya'nın dünyaca tanınmasını sağlamışladır. Uçhisar'dan 5 km. uzaklıkta , eski adı Korama olan Göreme Açık hava Müzesi'nin
sınırları içinde 15 kadar kilise, 7 yemekhane, mezar odaları, kiler ve mahzenler
bulunmaktadır. Müzenin girişinde hemen karşımıza gelen yüksek kayalar Kızlar
Manastırı olarak isimlendirilir.
Uçhisar'a 40 km. uzaklıktaki Soğanlı Vadisi'nde de birçok kilise vardır. Yörenin bir başka vadisi de Aksaray-Nevşehir ana yolundan ayrılan bir yolla gidilen Ihlara Vadisidir. Ihlara'da 9, Belisırma'da 12 kilise ve 4 şapel, Selim'de 7, Yaprakhisar'da 4 olmak üzere Selime ve Ihlara arasındaki 14 km. lik vadide toplam 36 kilise bulunmaktadır.
Kapadokya'da diğer önemli ve ilginç yerleşmeler de Kaymaklı, Derinkuyu, Özkonak ve bu gibi bazı yerlerde bulunan yeraltı şehirleridir.
Vadi
yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla
'Peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının
dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına
neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin
bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka
ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp
civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında
bir kaya bloku bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan
şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani
şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha
dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın
direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır.
Kapadokya bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri; şapkalı, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır.
Peribacaları en yoğun şekilde Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.
Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi, lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin-Güllüdere, Göreme- Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir.